Dil Ve Konuşma Güçlüğü

Konuşma yeteneği doğuştan gelen bir yetenek olmamasına rağmen, konuşma becerisinin oluşmasına neden olan alt yapının gelişmesi, konuşmayı destekleyen ön koşul becerileri olarak değerlendirilir. Çocukların dil ve konuşma becerileri, iletişim kurmaları ve düşüncelerini ifade etmeleri açısından büyük önem taşır. Bu nedenle, çocukların dil ve konuşma gelişimini desteklemek, onların iletişim becerilerini güçlendirmek için önemlidir.

Dil ve Konuşma Gelişiminin Aşamaları:

0-8 aylık bebekler: Bu dönemde çocuklar kafalarını kontrol edebilir, dönebilir, parmaklarını emer ve sese tepki gösterebilirler. İlk aylar, çocuğun temel algılamalarının geliştiği dönemdir ve seslere kafalarını çevirme, sesler çıkarma gibi temel iletişim becerileri kazanırlar.

8-10 aylık bebekler: Bu dönemde çocuklar objeleri isimlerinden tanıyabilir ve anne-babanın gülümsemesine tepki verebilirler. İletişim kurma becerileri giderek artar ve çevrelerindeki insanların jest ve mimiklerini anlamaya başlarlar.

10-12 aylık bebekler: Bu dönemde çocuklar annesinin işaret ettiği yöne bakabilir ve dönüp annesiyle göz teması kurmayı başarabilirler. İletişimde ortak dikkat oluşturma ve jestleri taklit etme becerileri gelişir.

12-14 aylık bebekler: Bu dönemde çocuklar işaret parmağıyla isteklerini ifade etmeyi öğrenirler. İletişimde daha aktif hale gelirler ve kendilerini “hayır” veya “evet” gibi kelimelerle ifade edebilirler. İfade edici dil becerileri de gelişir.

14-20 ay dönemi: Bu dönemde çocuklar basit yönergeleri yerine getirebilirler. Kelime dağarcıkları genişler ve dil becerileri daha karmaşık hale gelir. Ancak, bu dönemde çocukların isimlerine yanıt vermemesi, göz teması kurmaması veya konuşma güçlüğü yaşaması gibi durumlar da gözlemlenebilir.

Konuşma Engelinin Türleri:

  • Gecikmiş Konuşma
  • Ses Bozukluğu
  • Artikülasyon Bozukluğu
  • Kekemelik
  • İşitme Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları
  • Yarık Damak ve Beyin Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları
  • Yabancı Dil ve Bölgesel Konuşma Ayrılıklarına Bağlı Konuşma Bozuklukları

Konuşma engeli olan bireyler çocukluktan yetişkinliğe kadar reddedilme, izole edilme, alay edilme gibi zorluklarla karşılaşabilirler. Bu nedenle, konuşma bozukluklarının organik nedenleri varsa, uygun tedbirler alınmadığında duygusal problemlere dönüşebilir.

Konuşma Engelinin Nedenleri:

Çocukla İlgili Nedenler:

  • Zeka: Zeka geriliği, konuşma engelinin tek nedeni olarak görülemez, ancak zeka ve dil arasında pozitif bir ilişki olduğu kabul edilir.
  • Sağlık: Uzun süren hastalıklar, boğazda mikrobik hastalıklar veya ses tellerinde oluşan problemler konuşma güçlüğüne neden olabilir.
  • İşitme: Doğuştan işitme engellilerin, uygun eğitim almadıklarında konuşmayı öğrenememeleri bilinir.
  • Sinir-kas sağlığı ve eşgüdüm: Sinirsel bozukluklara veya beyin felci gibi engellere sahip çocuklarda konuşma geriliği görülebilir.
  • Konuşma organları: Dil, diş, damak, boğaz ve ses bantlarının fizyolojik olarak sağlıklı olmaması konuşma güçlüğüne yol açabilir.
  • Olgunlaşma: Çocuk, çene ve dil kaslarını kullanacak düzeye erişmeden sesleri çıkaramaz.

Çevresel Nedenler:

  • Güdüleme, uyarım, teşvik: Çocukları konuşmaya teşvik etmek için uygun uyarıcıları sağlamak önemlidir.
  • Konuşma öğretim metodu: Konuşma eğitmenlerinin seçtiği metotlar, çocuklara uygun bir şekilde konuşmayı öğretmeyi amaçlamalı ve doğru dil kullanımını modellemelidir.
  • Diğer çevresel faktörler: Araştırmalar, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek çocukların konuşma becerilerinin daha iyi olduğunu ve daha erken başladığını göstermektedir.

Sonuç: Konuşma, öğrenilen bir beceridir ve çocukların iletişim ve dil gelişimini desteklemek için doğru yöntemlerin kullanılması önemlidir. Öğretmenler, çocuklara iyi bir konuşma modeli olmalı ve konuşmanın duyguları ifade etmek için bir iletişim aracı olduğunu vurgulamalıdır. Çocukların konuşmaya istekli olmaları sağlanmalı ve başarılı olduklarında takdir edileceklerini bilmelidirler.

Tags

Leave a comment

Hemen Ara